22 Nisan 2018 Pazar

IKINTILI dönemlerde nefes almak ıkınma gücünüzü yükseltecektir !.. IK'ın , IK'a bildiğiniz kadar IK'ın !..

Susmak büyüklükmüş diye paylaşırlar falan amma gerçek hayatta ise susanı sevmeyiz biz. 

Örneği sanalda paylaşımdan verdim. Artık hayatlarımız orada olduğundan... 😉

Susuyor ise iyi bir halt etmiyordur çünki 😃 Ya bir sır saklıyordur yada kendini yükseklerde görüyordur da susuyordur orada 😜 Bizim vatandaşa ağzı ayarsız, her şey çıkan oldun mu "...ama çok samimi canım yaa" der. Susana ? "Aman ne ketuuum, vahşi kalmış canım vahşi, bildiğin yabani." 💨

Bunların yanında da ayrıca öyle hissettiriyor ki herşey özellikle son yıllarda sanki bu "gerçek" diye yaşadığımız yaşam aslında "sanal" diye hor gördüğümüz yaşamdan daha sahte, yalan-dolan imiş !.. 


İnandığı herşeyin bir yetkilisi bulunup çıkıp da aslında inandığın gibi olmadığını öğrenebildiğin bir bilgi kirliliği (belki de durusudur) zamanındayız. Birisi "Nükleer şart" öteki "Nükleer eder bizi haşat" dinliyorsun ikisi de bana uyar diyebiliyorsun. Sonra "Lan bana n'aptınız kendi içimde bile 2-3-5'e bölündüm !.. ...kmden aşağısı Kasımpatı olmuş kafasına göre, yukarısı desen susmak bilmiyor, düşünce tasım kenefe dönmüş bu bilgilerle" 💥 falan... 

ıkıntılı bir dönemden geçiyoruz bence, herkez "IKINIYOR" ve ıkındıkça çıkan şeyler 💩💩💩 hayatımızı bu şekilde yejilimtraktan kahvemsi pastel tonlara çeviriyor. Hela gözlü dilber isimli TSM bestesini bulup dinleyin bunun üstüne bence 😲

Ne o ? Yok mu ki öyle bir TSM güftesi-bestesi. Vardır, ıkının bulursunuz. Ikınmış bulmuş bulan mesela ne demiş "Bir ilkbahar sabahı Güneş'le uyandın mı hiç ? Çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç ? Bir his dolup içine uçuyorum sandın mı hiç ? Geçen günlere yazık yazık etmişsin gönül sen
Öyle ise hiç sevmemiş sevilmemişsin gönül sen !.. 


Ouuuğğğ ama ne kadar umuşak ve duygusel dii miii ? Ühü ühü ehi ‌👫💑 

Ikına Kurusowan'ı kesince gözlerim yaşarıyor !.. 👀 Ünlü Japon "KIL" - "IÇUSTASI" , kıl dönmesine kesin çaredir kendileri. 

"Sewww make and lash make değildir ne than size the sewiliar. Bağzen sew make için ömür bile veryliar !..  " Pop(o) müzik isterseniz o seçenek de var yani.

21 Nisan 2018 Cumartesi

Duyugsel sömürgenin dik alası en çekirdekte ailede başlar...

Kadınların... diyerek insanı sınıflandırmayı, ayırmayı, cinsiyet ayrımı yapmayı, cinsiyete göre akıl, duygu, zeka seviyelendirmeyi esefle kınıyorum !..

Fakaaaat... Asırlardan beri çocuk doğurma yarışında olmayı ! Kendi kendilerini kuluçka makinası haline getirmeyi !.. Dolayısı ile haşat olan vücutları, 3-5 çocuğa bakarken kendilerine bakamayıp kaybettikleri kişisel yaşam+gelişim eksikleri sonrasında erkekleri (kocalarını) işleri bitmiş gibi, kalan yaşamını çocukları ile geçirmesi, o süreçte de doğal olarak dengi ve eşi ile sosyal olmadığından ...ötü-göbeği salması :p Sanki artık bir yemek fabrikasıymışcasına yaşaması ve hatta sex'in ne büyük bir günah olduğunu varlığı ile kanıtlayan olması bence kimsenin kadından istediği bir şey olmamıştır. Bunu kadınlar kendi kendilerine bu yarış içinde abartmış, aşırılaştırmış ve sapmışlardır. insanların yaptığı birçok sapkınlığın doğada hiçbir canlıda benzeri yoktur. Ancak insan etki ettiğinde tabi doğa da bozulmalar gözlemlenebilir.
 
Hal böyle olunca da varlığının yegane amacının çocuk(ları) büyütmek olduğu iddiasındaymış gibi kendilerini gösteren kadınlara ayak altı "cennet" çıkartmaları verilmiş ve evlatlar ebedi ve ezeli asla ödeyemeyecekleri şekilde analara borçlandırılmıştır. Hani derler ya kimi ekonomi konularında "Her Türk doğduğu an şu kadar dolar borçla doğuyormuş" diye. O ne ki ?! Her Türk çocuğu doğduğu an itibarı ile ebediyen ödeyemeyeceği duygusal bir sömürgede asla ödeyemeyeceği bir borçla doğar !.. Ömür boyu bununla duyguları sömürülür, vicdanı sızlatılarak olmadık ve istemediği şeyleri yapması sağlanabilir !.

25 Mart 2018 Pazar

Küçük Hitler ! Gel-gitler !.. Beyin bıngıldağından gelen çıngıraklı sesler !..

Cart diye ! Ansızın ve 1’den 1’e ;) 
 
Çocuk yapma görevi öyle herkesin keyfinde olmamalı. Sonra bu iş de öyle "Ben şunu sevdim tamam o zaman üreyelim" diye de olmamalı. Biz çok saçma sapan kendimizi kurban ederek sistemin sömürücülerine hayatlarımızı feda ederek yapıyoruz bu işi çünki. 
 
 
Aslında bu sömürücüler bize "üreyin yalvarıyorum size üreyin" diyorlar amma halk mal. Nesiyle övüneceksin abi bu milletin ? Diyor ki "Ya sen yap çocuk Allah rızkını verir" Verdi mi rızkını Allah ? Seninki 1 maaşın 3'e bölümünden kalanı alırken birisi sadece bilmem ne danışmanı diye tek başına aylık maaşı 52 milyar lira mı ne !.. İşte sen-ben-eşin vs. ona köleyiz yetmedi köleliğimiz dedik ki biz bir de çok zekayız ya !.. Hadi 1-2 de (yetmez 3 isteniyor) çocuk yapalım çocuklarımız da bu tanrıların kölesi-kulu olsunlar !.. 
 
 
Yaptık mı ? Ooo !!! Bizim gibi milyonlarca salak köle bizi övdüler, memnun oldular falan anne-babalarımız falan da. Demiyor ki harbiden 1 tek evladını seven ana-baba çıkıp da "Oğlum-gelinim, Kızım-damadım sakın ola ki üremeyin, biz geldik 50'mize ebedi bunlara kölelik ettik, e aptallık ettik sizi+kardeşlerinizi de bunlara kurban verdik !.. Diyen var mı ?! Yok, akla bak yani. Bir ömür yaşamışlar koyun gibi, tamamen heba. Etim, sütüm, yünüm, postum feda olsun tanrılarıma diyen anne-babaların oluşturduğu toplumun kurallarına uyan “iyi evlatlar” !.. 
 
 
Üremek istiyorsak üreyebileceğimiz ortamı yaratmak zorundayız. Yoska şu dünyada hiçbir insanın üremeyi hak ettiğini zannetmiyorum ben. Haa sömürenler, bu besin zincirinin tepesindekiler, işte bizim küçük küçük tanrıcıklarımız var ya onlar üreyebilirler sadece, onlara tamam. 
 
 
 “İnsan sosyal bir canlı değildir” ! Değildir arkadaş, sosyallik hastalık bulaştırılması ve bunun büyük kitlelerce kabulünü sağlayan bir halkadır. Bu halka da toplumları önce birbirine sonra da bir kazığa bağlayıp kölelik etmesini sağlayan zincirin halkasıdır. “Halk”, “halka”, “zincir”, ”köle” !.. 
 
 
 _________ Ünsüz düşünür - Cengizli Kaan Otmar by 25 Mart 2018 - Kaptanın seyir defterine !.. Kayıt et oğlum “FaceBook” ve ver heryere, yay heryere bunu her türlü verimizi sattığın gibi şimdi, hade !.. __________

2 Ocak 2018 Salı

Her insanın, her fotoğrafçının izlemesi gereken bir belgesel "İNSAN" - Türkçe Dublaj



Her insanın, her fotoğrafçının izlemesi gereken bir belgesel "İNSAN" - Türkçe Dublaj
veya buradan
https://www.youtube.com/watch?v=C4y4KsBt3is
İnsan olamayanların insanlara çocuk yaşlarından beri yaptıkları sapkın davranışlar nedeni ile insanlığımızı elimizden alışının, mutluluğu, huzur içinde birlikte yaşamamızı bizden çalanların belgeseli !.. Bunun için kullandıkları argümanlara dikkat edin, din, dil, ırk, para, politika, silah, savaş !..

19 Aralık 2017 Salı

önündekinin poposundan ötesini göremeyenler !..

24'ünde liseyi dışarıdan bitirip, üniv'i de dışarıdan bitirip bugün yaklaşık 10 yıldır TV sektöründe çalışan bir arkadaşım var. 24'ünde bu arkadaşımı tanıdığımda kendisine "Hiç zaman kaybetme gidip açık lisye kayıt ol bitir ve devamında üniv'i de bitir" demiştim. Yıllar sonra bu halini gördüğümde kendisi ile gurur duyuyorum. Hem düzgün ve hem de kararlı bir insandı. Hiç böyle karamsar hallerini görmedim mesela.

Pozitif bakış açısı çok önemli. Yanlış yerlere de bakarak durumunu negatif görmemek lazım.

Arabası olmak ne mühim birşeydir ki ? Hepsi benim ve çocuğumun geleceğini zehirleyen çevre katili fosil yakan araçlar. Kıçlarının keyfi için param da var benzin de en pahalı amma sosyal statü, herkes böyle yapıyor ki bunun nesi garip vs. gibi zavalı sığıntılar ile koyun sürüsüne katılıp aynı pisliğe katkıda bulunmalarına gıpta ile bakmadım-bakmam. Mevcut Dünya düzeni insanın en verimli çağında sisteme kurban edilmesi temeline dayalıdır. Seni kullanır-harcar ve çöp gibi posanı atar. Bu önündekinin poposundan ötesini göremeyen, o poposunu hangi koltuğa (makam ve araba olarak) koyduğuna gire insanları önemseyen ve değerlendiren toplumun bireyi olmak beni ne kadar memnun edebilir ki zaten !..

Aile, yalnızlık, sevgili, evlilik, karı-koca

Hani derler ya "Bekara karı boşamak kolay" diye ? Aynı mantık-temel aslında bu durumda da kullanılabilir. Yani evlilik eşittir yalnızlığın çözümü değildir. Bu da insanın hissettiği dönemsel bir çok olay gibi bir metrajı olan sanrılardan birisidir. Bireysel umut ve hisleriniz ile, toplumun pompalamasıyla da bu tuzağa kahramanca atılırsınız. Kimileri "mantık evliliği" der ama adı ne olur
ise olsun sistem herkes için aynı şekilde işler. Ancak bilemediğimiz bir azınlık vardır, onlar da zaten
toplumun genel kuralları çerçevesinde yaşamadıklarından bizi pek ilgilendirmez.

Nasıl ki kimisi kanlı çarşaf görmek ister iken kimileri ise en çapkın erkeğin ömrünce yapamayacağı kadar sevgili değiştirip "hanım" diye anılır, işte o. Öylelerinin evliliğinden ise bilemem ne olur.

Öteki türlü çoğunluğun evliliğinde yalnızlık gideren bir durum yoktur. Zaten yalnızlık insanın en temel varlığıdır. İstikbalde seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili(işte bu ta kendinsin) ve harici (ailen, kız, toplum) düşmanların olacaktır !

17 Aralık 2017 Pazar

Kadın düşmanlığının temelinde yatan gerçeklerden biri

Türk erkeğinin de olduğu gibi genel olarak müslüman erkeğinin kadına düşmanlığı nedendir bilir misiniz ? !
Çünki, toplumumuzda ve bu toplumlarda erkeklerin gençlik zamanlarında olağan biçimde yaşamaları gereken arkadaşlık, sevgililik, birliktelikler "iğrenç", "günah", "rezil" ha hatta kadın için "oropzu" gibi sıfatlara kadar varan bir sosyalliktir. Dolayısı ile ya yaşamayacaktır kızlar yada bu ilişkiler kaçamak, gizlice yaşanacaktır. Zaman içinde kaç tanesine rast geldiniz bilmem nice genç kız böyle bir kaçamak ilişki nedeni ile sözde sevgilisi(erkek arkadaşı vs.) tarafından şantaj ile ilişkinin sürdürülmezi zorunluluğunda kalır. "Babana söylerim, babana gösteririm fotoları, babana yazarım" vs. İstenmediğin halde zor ile bir insan ile birlikte isen artık sen bildiğin en adisinden ve en şerefsizinden bir tecavüzcüsündür. Her ne ise, bu da bir tespit. Sonra ne olur bu toplumun erkekleri ? Büyüdük ve evlendik böyle bir çevrede, bu tür ilişkiler içinde. Karın ya bizzat senin ile en saygı duyması gerektiği veya saygısını boşver saygıdan ne anlar ki bizim toplum saygı : korkudur çünki... İşte en korktuğu baba korkusu bile engel olamamış ve seninle ailesinden gizli her türlü haşna-fişna yemiştir. Yıllar sonra evlendin ve bu kadına güveneceksin haydi bakalım ! Kaç paralık adam oldu mu sana kaç paranoyaklık adam ?! Ortalık sakatlarla dolmuş mu ? Sonra da seyreyle günlük kadın katliamı haberlerini !.. Kadın-Erkek eşitliği denilirken işte bu sapık paranoyak adam olamamış zihniyet zannediyor ki "Ulen ben gençliğimde her çiçekten bal aldım 100 küsür kadın-kız-dul delikli ne buldum ise ilikledim ! Ne yani kadınlar şimdi benimle eşit olup bunları mı yapacak !!!" E mal, e orospu ruhlu. İnsan olmak diye bir şey daha var, insan olarak eşit olmak diye bir şey orada bahsedilen ! ! !

12 Aralık 2017 Salı

Hi Çun Utul Urmu Ok Ulyı Lları ?!

Kabullenmek ayrı bir şey tabi, çocuk yapan biziz, sorumlululuğu da taşımak zorundayız. O cepte, onu ataman-ondan kaçmamalıyız. Fakat bir de işte ben neden bu düzeni, alışılageleni hiç sorgulamadan takip etmek zorundayız ? diye sorup düşününce...

Bakıyorsun ülken, çevren ve insanın Dünyaya getirdiğin insan için iyi yönde birşey yapmamışlar, yapmıyorlar ve aksine daha da kötüye gidiş var. Var mı var ?

Şimdi bir anne-baba bu durumda "Ben evladım için canımı feda ederim, onun için yemem içmem yedirir, giymem giydiririm" Lö sığır ! Kendi geleceğini göremediğin bir ortamda 1-2-3 tane de bölünerek çoğalıp da kendin ile birlikte 3-5 kişinin hayatını biye bombok ediyorsun ?! Hem edeceksin ve hem de diyeceksin ki çocuklarına "Bakın ulen işte bu leş gibi kokan mantarlı ayağımın altında CENNET" öpün yalayın !..

- Ama anne.., ama ama sen bizi bu lağnet Dünyaya getirdin, üstelik de büyüktün, adulttun, aklın erendi, çocuk da değildin ki ! ?

- Susun leyyyyn !.. Yalıycaksın işte ayaklarımın altını yoks sana emzirdiğim sütümü helal etmem, hakkımı helal etmem cennete asla giremezsin !

Bunun lamı cimi yok. İnsan sayısı harbi derecede azalsın bakalım kim kimi öldürmek için şu zamanda olduğu gibi yarış içine giriyor. Çok basit bu devlet yönetenleri abi yetkileri vermeden evvel 1 sene bir ıssız adada 1+1 = 2 kişi olarak bırakacaksın. Bakacaksın ötekini öldürmek istediğinde n'apcak vs. Bi öğrensinler başka olmak, başka düşünmek sebebi ile o insan ölmek zorunda değili, ama sana-bana her ülke yöneticisi sürekli bu başkalıkları kullanarak başkalarına karşı kışkırtıp kullanıyor. Sen ben öldükçe, süründükçe bunlar köşeyi dönüyor.

Ne yani bunu sorgulamayıp da biz şimdi bomba üstünde oturuyoruz, sadece seninki mi benimki mi önce patlıyacak bilemediğimizden çocuklar yapıp ailecek üzerine oturuyoruz. Af edersin kıçımız parçalanarak ölcez işte.
Ha bir ihtimal daha var be ecelimizle de ölebiliriz 🙂
E öyle de olsa bazen de yaşam boyunca onlarca kez öldürüyorlar insanları. İşte mesela garibanın gidip de vatan torpağı diye savaştırılıp öldürtülen çocuğu yüzünden 1 ana-baba yaşarken ölüyor hem de her yaşadığı gün görüyorsun ki icabında ölmemesi de mümkün imiş üstelik o insanların !
Nasıl mümkün ? E ver yahu işte Yunan'a verdiğin gibi adaları ! Bak o adalar için, bu topralkar için ilk kez ölen de senin-benim atam Türk'ler değildir haa ! Fakat bizim zihinlere nasıl bir perde indiriyorlar ise evvelini hiiiç düşünmeyiz bile. Hep aklımızda ilelebet, ebedi, sonsuza kadar. Hade lan ! ! ! Sonsuza kadar duramayacağı en azından Dünya'nın iklim ve coğrafik hareketlerinden besbelli.
1 insan ömrü ortamala 70 yıl diye, sen bu olacakları dededen-toruna göremeyeceksin diye bu yalanları yutup önüne gelen ötekiyi, başka düşüneni öldür emrine uyacaksın ve diyeceksin ki "En iyi-doğru-akıllı benim" 🙂 Ha bunu Türk alman ispanyol vs. için demiyorum zaten hepten insanlığın başını şu bulutlar üstüne çıkartıp da göremediği Güneş bu.

Salak insan türü belli bölgeler etrafında kümelenip yaşıyor diye sanıyorlar ki işte Dünya'nın en güzel yeri mesela İstanbul !.. Mesela Edinburk Needinburk ? İyidir be sen needinburk ? 😛
Bence biz inanılmaz ilkel yaşıyoruz. Bizim elimize verilen kobralar titredikçe ohş ne güzel alet diye oyalanıyoruz ya (işte cep tel falan yani demek istediğim) bunlar hep kandırmaca yaşadığımız ilkel çağı görmemizi engelleyen oyuncaklar.



27 Kasım 2017 Pazartesi

Aydınlar tarafından öldürme gazıyla doldurulan asansörde tecavüz edilesi damacana kılıklılar !

 
Şu son günlerde bazı kanallardaki tartışma programlarına bakıyorum da... izler misiniz bilmem de... Şimdilerde mesela ne çok duyuyorum TV'lerde programlarda diyor ki çok bilmişler "Ülkelerin dostu-düşmanı yoktur. Çıkar ilişkisi vardır, dönem dönem çıkarları uyuşur dost görünürler, devir değişir düşman görünürler" 🤔 Yani şimdi sen ülkeni yönetenlerin sana beni ne zaman hedef göstereceğini bilmediğin için şu anda benimle böyle konuşuyorsun ve ben de öyle. Ülkemizi yönetenler 3-5 ay sonra seni "Vay bilmem kim" beni "Vay bilmem kim" diye birbirimize gösterir ise ben seni boğazlamak için fırsat kolluyor olabilieceğim. Neden ? Örneğin Türk'üm diye, Türkiye'de yaşıyorum diye ! İşte veya ne diyelim işte demiyim de ben bir şey sen koyun dünki dost bugünki düşmanınız kim ise ve niye öyle ise !.. Düşman mı yok sanki bize hem canım !.. 
 
Yani olay ne imiş ? Bu ülke denen yerlerde küme küme insanlar birilerini baş seçip de "Haydi göster bize şimdi düşmanımız kim, kimlerin katili olacağız ? Kimlerle kanlı-bıçaklı olup ölüp-öldüreceğiz ? Acayip kana susadık !" diye sabırsızlık içinde bekliyorlarmış ! ! ! E öyle ki yeryüzünde her biri en doğrusu onunkisi olduğuna inandığı ve hiçbirisinin insan öldürmenin zerre iyiliğin yakınından geçebilecek bir şey oduğunu söylemediği dinlere inanıyorlarken dinmek bilmeyen bir katliam arzusu ile yanıp-tutuşan insanlık var. TV'lerde de ne güzel böyle üfleye üfleye yer gibi kulağımıza fısıldar gibi "Dost yok, hepsi düşman da işte köprüyü geçene kadar dayı diycez, geçtik mi öldürmek için fırsat kollayacağız !" 
 
Harbi öyle mi hissediyorsunuz şunca yıllık ömrünüzde bir köprüden geçmekte olduğunuzu, "Hele bir geçeyim de şuradan bak ben sana sırtıncan hançeri soktuğum gibi nasıl geberteceğim gör" planları ile mi geçiriyorsunuz anınızı ? Öldürmek istemeyen anne-baba ve çocuklar yok mu yani ? Yoksa hepimizin içinde en ufak kıvılcımda parlamaya hazır bekleyen öldürme gazı mı dolu. Gerçi ben sık sık osurarak atıyorum o gazı demek ki ondan böyle düşünüyorum 🤣Eğer siz yapamıyorsanız sizin de tepenizden aşağı sıçayım !.. Velhasıl, özellikle osurmak ve sıçmak çok faydalıdır. Ayıp falan değildir. Haydi daha güzel, daha mutlu barış dolu bir dünya için arkadaşlar hep birlikte ıkınalım ve zaaartttanak atalım o yanıcı gazı içimizden... Sevgilerimle... 
 
Tabi bugünlerdeki bu konulara neden olan ismini anmayacağım yerlerdeki bazı kişiler için elbette içimden gerek osurukla gaz şeklinde ve gerekse farklı likit veya katı halde atamayacağım feci yanıcı madde miktarlı biçimde var !.. BODOOFFFFFF !..

18 Kasım 2017 Cumartesi

Orantısal olarak ölümü bile kabul edilebilir kılmak ve bir kahramanın sürüyü ölüme götüren çobanlığı !..



Soldakiler soldakilere bakınca "E herkes böyle ama canım zaten" diyerek anlık görsel bir istatistiki veri ile halini kabullenmektedir !.. Ayrıca, soldakiler için soldakiler ulaşılabilir-erişilebilir iken sağdakilerin sistemin araçlarını kullanma gücüne sahip kılanların kendileri olduklarını unutup onların dokunulmaz olduklarını bile düşünmeleri genel bir durumdur !.. Bu nedenle sağdakiler için soldakiler kendi sınıfı içerisinde, sağdakiler tarafından gerektiğinde yine sağdakiler için "Tanrıcılık" oynamak için kullanılacaklardır. Öyle ki birer "Tanrı"ymışcasına soldakilere emirler verecekler ve yine soldakiler içinden bazılarını öldürteceklerdir !.. Bu ölümler her iki taraftan farklı oranlarda olacaktır ama şiddet, kanı ve ölüm adedi sağdakiler için Tanrısal statülerinin daha pekişmesi ve uzun sürmesi gibi bir etki yaratacaktır soldakiler için ! ! !

Soldakiler soldakilere bakınca "E herkes böyle ama canım zaten" diyerek anlık görsel bir istatistiki veri ile halini kabullenmektedir !.. Ayrıca, soldakiler için soldakiler ulaşılabilir-erişilebilir iken sağdakilerin sistemin araçlarını kullanma gücüne sahip kılanların kendileri olduklarını unutup onların dokunulmaz olduklarını bile düşünmeleri genel bir durumdur !.. Bu nedenle sağdakiler için soldakiler kendi sınıfı içerisinde, sağdakiler tarafından gerektiğinde yine sağdakiler için "Tanrıcılık" oynamak için kullanılacaklardır. Öyle ki birer "Tanrı"ymışcasına soldakilere emirler verecekler ve yine soldakiler içinden bazılarını öldürteceklerdir !.. Bu ölümler her iki taraftan farklı oranlarda olacaktır ama şiddet, kanı ve ölüm adedi sağdakiler için Tanrısal statülerinin daha pekişmesi ve uzun sürmesi gibi bir etki yaratacaktır soldakiler için ! ! !









Ölen başarılı insanların arkasından kahramandı, efsaneydi vs. derler ya... bir de ölene sorsak ? Soramıyoruz tabi kalanlar olarak arkasından sıkıyoruz bol kepçeden. Peki bu niye ? Yeni fedailer, yine canlarını feda edebilsin diye, onlara gaz olması için bunların ölümlerini toplumun gerçekleri görmesinin önüne perde gibi çekip toplu intihar misali canlarını feda edebilmeleri için tabi.Sonra toplum birilerinin keyif içindeki yaşamları aynı kalitede sürebilsin diye kendisini ve hatta evlatlarını onların sefa, keyif, israf içindeki yaşamları bozulmasın ve torunları bile o ayarda yaşasın diye feda ediyor. 

 

Özellikle Bananikan filmlerinde bu konu çok işlenir. Görürsünüz kahramanların ailelerinden kalanlar olmuş ise ellerinde birkaç fotoğraf, duvarda falan da bir bayrak. Kafayı bir çevirirsiniz ülkelerinde her türlü batak ve pislik kırla gitmektedir o ise !.. Bunca kahramanın koruyup-kurtardığı ülkede insanlar çalma-çırpma, uyuşturucu ticareti, jinayet vs. hiç azalmadan aralıksız biçimde sürmektedir ! E peki bu canlarını feda eden kahramanların kurtardıkları kimler ve neler !? 

 

Sistem size istetistiki veriler sunarak bazı genellemelerin kabul edilebilir olduğu inancını yaratır. Der ki mesela "Ülkede her yıl doğanların 5'te 1'i ilk 1 yıl içinde ölüyor" ve o ülkenin vatandaşı olarak sen baba veya anne olursun, olurken de bunu bilirsin yada bilmezsin, bilsen de fark etmeyecektir çünki o 5'in 1'inin sen olma ihtimali istatistiken vardır. Trafik kazalarında şu şu nedenlerle şu kadar kiş ölür, ölenlere bakılınca ölümlerde toplu ölümler öne çıkar. Çünki ailecek gidilirken öldürülür bireyler ya karşı tarafça yada kendi ailesinden birisi tarafından !.. Bilirsiniz ama trafiğe çıkarsınız. 50.000-500.000 TL. arası ilk baştan bir ödeme, sonra vergisi, sonra benzini, sonra % bilmem kaç ölüm oranı derken hoop bu kadar masraf edip gebermek !.. 

 

Hiç başınıza gelmedi mi yani ?! İnanmam !.. Böyle büyük vakalar olmasa da ufak çaplı, belki şu an sizin bile hemen anımsayamadığınız birkaç kötü olay başınızdan geçmiştir. İstatistiki verilerde bir oranla gösterilen...


Görsel altındaki notun rahat okunabilir halini de buraya ayrıca koyuyorum !.. Soldakiler soldakilere bakınca "E herkes böyle ama canım zaten" diyerek anlık görsel bir istatistiki veri ile halini kabullenmektedir !.. Ayrıca, soldakiler için soldakiler ulaşılabilir-erişilebilir iken sağdakilerin sistemin araçlarını kullanma gücüne sahip kılanların kendileri olduklarını unutup onların dokunulmaz olduklarını bile düşünmeleri genel bir durumdur !.. Bu nedenle sağdakiler için soldakiler kendi sınıfı içerisinde, sağdakiler tarafından gerektiğinde yine sağdakiler için "Tanrıcılık" oynamak için kullanılacaklardır. Öyle ki birer "Tanrı"ymışcasına soldakilere emirler verecekler ve yine soldakiler içinden bazılarını öldürteceklerdir !.. Bu ölümler her iki taraftan farklı oranlarda olacaktır ama şiddet, kanı ve ölüm adedi sağdakiler için Tanrısal statülerinin daha pekişmesi ve uzun sürmesi gibi bir etki yaratacaktır soldakiler için ! ! !