31 Aralık 2012 Pazartesi

Amerika 'da yine okulda katliam - E bu kaçıncı artık !?

Milleten biz bıktık, bunlar akıllanamadı.

Bir de şu yol haritası var Amarika (USA) için... Gelecekte zuzaylılar Dünya'yı istila ettiklerinde bizimki gibi silahsız toplumları kolayca ele geçirip bünyemizi her türlü enerji ihtiyaçlarını ve ihtiyaçlarını (!!!) gidermek için kullanıyorlarken hala direnen Amerikan silahlı halkı insan ırkının her daim kurtuluş ümidi olacaktır ! - Boşuna mı onca uzaylı filminde böyle konular işleniyor ?! Acaba ?!

...ve hatta, scientologist Tom Cruise bu zuzaylılardaki teknolojiye hayran kalıp dininin tanrılarının geldiğini düşünerek ırkını bunlara satacak. İçimizden çıkan bu kahpe Tom insan ırkının yüz karası olacak.
-
Herkes bir kutsal kitaptan alıntılar yapıp türlü kıyamet senaryosu yazıp ahkam kesiyor iken, şol cennetin ırmakları deyu deyu akıyor iken, ben de az biraz hayal kursam nicolur ? Kaldı ki "Maya" ların mayası bile tutmamış şu alemde.
 

"Into the Abyss (2011)" seyrettiniz mi bilmem - http://www.imdb.com/title/tt1972663/ - Bu da bir belgesel. İdam cezası almış ve infazını bekleyen bir çocuğun son günleri ve etrafında olup bitenler, olay günü vs. işleniyor. Bir ara artık şüphem kalmadı bunların genetik olarak beyinleri bozulmuş. Yıllardır Amerikan sineması izlerim hep dikkatimi çekerdi, bunlarda ya gençliğinde ya askerde ya bir yerlerde hayatının bir döneminde uyuşturucu kullanmayan insan yoktur herhalde. Bu belgeselde de hem bu, hem silahsız, hem de suça bulaşmamış insan olmadığına inandım. "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni" demiş ya Orhan baba, işte bunu bize dememiş, aslında Orhan baba Amerika için bir hazine, bir gerçek.



www.imdb.comDirected by Werner Herzog. With Werner Herzog, Richard Lopez, Michael Perry, Damon Hall. Conversations with death row inmate Michael Perry and those affected by his crime serve as an examination of why people - and the state - kill.

1 Aralık 2011 Perşembe

Tavuk musun ?

Bir şeyi eleştirebilmek için o şeye sahip olmanın, o şeyi kullanmış olmanın, o şeyi tecrübe etmiş olmanın şartını arayanlar büyük bir yanılgı içerisindedirler !!!
İnsanı bilinen tüm canlı türlerinden farklı ve üstün kılan şey "öğrenebilme" yeteneğidir ve bu sebeple insan bilgiyi paylaşmayı da öğrenmiştir.
 En basitinden bir anne, bir baba çocuklarına yaşadıklarından öğrendiklerini öğretir. Bir usta çırağına bildiklerini öğretir.
 Bir öğretmen öğrencilerine bilgiler verir.
 Eğer insanlık öğrenme yeteneğine sahip olmasa idi ve bundan da önemlisi bilgiyi paylaşma hareketini yapmıyor olsa idi bugüne kadar her nesil halen ilk insanın bilgi ve beceri düzeyinde yaşıyor olurdu.
 Bugün eğer birisi karşınıza çıkıp da bir konu hakkındaki bilgi birikiminiz sebebi ile bilgiye dayalı yorum ve düşüncelerinize dair size "sen bunu yaptın mı, yaşadın mı, gittin mi, gördün mü, kullandın mı" şeklinde sorular ile düşüncenizi ve yorumunuzu çürütme çabası içerisinde bulunuyor ise bu kişi cehaletinin ispatı çabası içerisindedir !!!
 Nasıl mı ?
 İlk önce bu şekildeki sorularının kendisinin öğrenmeyi ret ettiğinin apaçık gösterdiği için.
 ve sonra bilgiyi paylaşan birisine karşı durduğu için.
 Ona göre öyle ya ! Herkes her şeyi kendi tecrübe etmeli, kendi öğrenmeli ve ancak o zaman öğrendiği ve tecrübe ettiği "şey" hakkında yorum yapabilmeli, düşüncelerini dile getirebilmeli.
 Bu kişinin durumunu şöyle de açıklayabiliriz...
 Araştırıp, inceleyip, deneylerle gözlemleyip mesela bir yumurtanın nasıl oluştuğunu ve içeriğini öğrenmiş insanların bu bilgiyi paylaşmalarından ötürü bu bilgiye sahip olan herhangi birisinin bu konudaki yorumuna yukarıdaki gerekçelerle,sorularla karşı çıkan kişidir. Ona göre yumurtanın nasıl oluştuğu ve neler içerdiği konusunda yorum yapabilmek ve düşüncelerinizi söyleyebilmenin şartı yumurtayı kendinizin yapmış/üretmiş olmanızdır. Yani bir diğer deyiş ile tavuk olmalısınız ki yumurta hakkında konuşabilesiniz !!!
 Şimdi ; Eğer bu tip düşünenler tavuk olmakta ısrarcılıklarını sürdürüp cehaletleri ile başbaşa kalmak konusunda inat ediyorlar ise sizin bilgi paylaşmanızın onları rahatsız etmesi de gayet normal olacaktır.

23 Haziran 2011 Perşembe

İNSAN 20 YAŞINA KADAR SEVDİĞİYLE, 20'SİNDEN SONRA MANTIĞIYLA, 30'UNDAN SONRA DA BULDUĞUYLA EVLENİR

İNSAN 20 YAŞINA KADAR SEVDİĞİYLE, 20'SİNDEN SONRA MANTIĞIYLA, 30'UNDAN SONRA DA BULDUĞUYLA EVLENİR... (Demiş birisi bir yerlerde bir zamanlar)
-
Ben de diyorum ki...
Her lafa inanmayın. 30'umdan sonra evlendim fakat önce evlenseydim de bir "bulduğum" ile evlenecektim !!! Laf oyunu var burada. Hemen hemen herkes bulduğu ile evlenir, ya kendi bulduğu ile ya başkasının onun için bulduğu ile !!! Aramadığınız bir sevgiliyi bulamazsınız, bulamadığınızda da evlenecek bir "sevgili" yaşınız er yada istediği kadar geç olsun hayatınızda olmayacaktır. Hele hele Türkiye gibi "güzel" !!! bir ülkede yaşıyorsanız hiiiç aceleye gerek yok. 50,60,70'lerinde bile amcalarım,teyzelerim birsürü TV kanallarına çıkıp birbirlerine karı-koca olmak için koşuyorlar ülkemde. Evlilik bir sosyal baskı türüdür. En ama en azı ile yakın çevrenizde evlenenler evine gittiklerinde siz artık kendinizi çok daha yalnız hissedersiniz. Bekar olduğunuz zamanlardaki gibi paylaşacak ortak eğlence alanları ve sorunlar da bulamazsınız. İşte bu sosyal ortam sizin peşinizden yavaş yavaş gelen bir asfalt silindiri gibidir, çoğunlukla sizi yakar ve asfalta yapıştırır ! Bir pulu zarfa yapıştırdığınıza benzer ! Varış yeri "Dünya Evi" adında :) ve fakat bir sürü "çıkış" yazan kapısı olan bir evdir orası da !!! Çünki pek azdır bu "Dünya Evi"nde çoğul olarak çok yıllar bulunabilenler.

Değişim ve "Yer Çekimi"

Bir de "Yer çekimi" var. Hiçbir şey ona karşı duramaz. Er-Geç yer çekiminin çekimi neticesinde biz de yerin dibinde yerimizi alırız. Fakat yer çekimi durmaz ! Gittikçe daha derinlere çekiliriz ! Bu yüzdendir en arkeolojik kazılarda en tarihi şeylerin en derin katmanda bulunması !.. Büyüklerimizin "Taşa oturma çeker" diyerek bizleri uyarmalarının altında yatan gizli sebep biraz yanlış biliyor olsalar da budur. Yer ağır olanı daha çok çeker, taş da ağır olduğundan onu daha çok çekmektedir. Haliyle taşa oturduğunuzda Yer de taş ile birlikte sizi daha çok çekecektir ! Umarım aydınlanmışsınızdır :)
-
*not : Bu yazımda çağrışım yapan şey dostum Levent'in bir zamanlar giyindiği tişörtünde yazan "Gravity is dead" yazısının etkisini söylemeden geçemeyeceğim

7 Kasım 2009 Cumartesi

Dun evlat olan, es olan bugun o gunleri unutursa !..

Ana : Kuyumcudaki kizin... muhendis ile evlenecek ya O muhendisin annesi gelmis. Kadinin 4 çocugu varmis senede her çocugunda 3 er ay kaliyomus.
Bu kiz söyleniyodu neden evinde oturmuyo ne var çocuklarinin yaninda ayy baktimda istemiyo kimse yami millet tastan çikmis demekki ama kendi anasi kaliyor.
Cevdet'e demistimki gelicem sizde kalicam bi kaç gün "Yaaa hadiya isinmi yok senin nereye geliyosun sen yaa Cemile istemez ki" demisti. Hayyy anasini aci be hayat

Evlat : Hayat aci degil zor! Bunlar aci seyler gibi gelebilir sana ama senin kaynanan geldi zamaninda anne, iste yasadin
kalmis seninle, ne kadar kaldi ise yasamis gormussun... Senin aslinda yasamadigin sey kalmamis , ermis olman lazim ama nedense
hala oyle sey yapiyorsun hani bakim ne diyecekler gibisinden kontrol ediyon cocuklarini. Gecti o devirler
Artik kimse senin zamanindaki gibi kocasinin anasini, babasini, kardeslerini cekmek, onlara hizmet etmek zorunda degil ki.
Bunun icin evlenilmiyor ki hem ? Ne yani elin kizi oglunu sevdi diye adamin tum ailesine de hizmet mi etsin ?
Sana ettirmisler, bu adi toplum gelenekleri, kurallari, baskisi yaptirmis sana...
Ama sen o yaptiklarini bugun "iyi ki de yaptim, yaparken cok mutluydum, en guzel gunlerimdi kaynanamla, Mehmet ile gecirdigimiz gunler" diye animsiyorsan bilemem tabi !
Bu durumda sana hos gelmeyen sey baskasina neden hos gelsin ki ? Niye oyle dusunuyorsun ?
Haa! dersin ki ben o senin deli babaannen gibi miyim ? Elbet degilsin ama biliyorsun bir soz var da aklima gelmedi tam  "insan yerinde agirdir" mi ne gibi iste.
Al sana misal... Babami millete sorsan melek , iyi bari alayim da melekle 1 gun oturayim desen dayanilir mi ? Babami kendine sorsan ermis , kanatlanip ucacak :)
E babamla 1 gun yasanilir mi ? Yani herkes kendini cok iyi, melek, super uyumlu, ilimli zannedebilir amma karsindaki icin oyle olmayabilirsin.
Hele ki bu surec gunde 24 saat, bir kac gun, birkac hafta falan oldu mu ? O hoo !!!
Yasadin iste donup donup sen bak gecmisine bizzat anilarinda gerceklerle dolusun sen

Ana : Vayyyy deniyorum haaa tüh banaaaa ben çok kötü biriymisim meger anladim ne oldugunuda söyledim yanilmamisim  cevabimi aldim neyse.
Kariyi bulan anam da varmiydi demiyo iste al sana bekliyodum. Sadece Halit degil yanii herkes öyle meger. Hahh ben ölücegimide bilicem !
 
Evlat : Haha sen uzerine oyle aliniyorsan alinirsin anacim. Herkesin oyle olup olmadigi yok.
Olaya sira bande ben anayim tarafindan bakarsan oyle olur... Ama sira birinin kayinanasinda iken neler yasadigini hic dikkate almiosun yani.
Hmm ilginc, yani sana gore millet kari diye aldigi insan bir nevi hizmetcisi o zaman. Kocasinin anasi,babasi, kardesi gelse hizmette kusur etmeyecek.
Senin bir zamanlat ettigin gibi ? Zorla, istemeyerek biseyler yapiliyor ise ne anladin ondan sen o zaman ? Oyle mi olsun istiyorsun :)
Yani ben gidem de zorla da olsa kabul etsinler gibi diyon bi anlamda iste... Sadece Halit'in olup olmamasi olayi degil hem olay.
Senin sevgili oglusun orada anacim. Al da bak, kim geliyor, kim ariyor, kim ulasiyor, kiminle konusuyorsun, kim engelliyor, hic haber vermiyor sana ?
internette bile esamesini gostermiyor sana ! Ancak isi dusunce mantar gibi beliriyor ummadik anda ve yerde gozunun onunde !..
Sen sorulari sor kendine de oturup bir cevaplarini ver kimin ne oldugunu bulursun. Ben sana diyorum ki gunumuzde toplum ve aile yapilari degisti.
Kadin artik esir gibi kari olmuyor kocaya diyorum sen lafi aaa sen de mi burutus diye ceviriyorsun ! Ben degil anam dunya degisti.
Bak ben demiyorum , kendin dedin asagidaki kiz istemiyor diye. Sen neden bir yerlerden bir seyler bulup onu kendi ailendekilere sokmak icin konu yapiyorsun ki?
Gereksiz bir sey bu... Olaya baktigin acidan bakarsan tabi oyle gorunur ama bak...
Bu dedigin konu evlatlarina ozel has bir durum degil ki ? Elalemin evladi da istemiyormus. Kendin gordun, diyorsun iste.

19 Mart 2009 Perşembe

O YAR , BEN ?..

Sanki O'nunla geçen zaman yokmuş gibi!
O ne idi ?
Beyaz oynar 5 hamlede paaat !
Haydi bakıyim,haydiii...
Ne üzüldüm ne de sevindim,
Ve ne de ders alabildim !
Yani,ne oldu ki n'ooluyim,
Ne var ki n'apıyim !
...
Tarlada yatan hıyar gibiyim !
Susuz mu kaldım,suya mı kandım ?
Ya,yoksa...yoksa !..
Salataya mı doğrandım !!!
Tuzlandım,yağa-limona bulandım,
Çatalın bir dişiyle mıhlandım,
Tutunamadım,kaydım
Sonunda yine tabakta kaldım.
...
Ha,o domates mi ?
Çatal yarasından sızan kanım !
Acı biber mi ?
O da O'nun acısı,yandım !
...
Sırada ne var ?
DUR ! söyleme...
Rendelenip cacık mı olacağım ?
Ya,gibi değil gibi...
Ben,harbi hıyarım sanki !
...
Hıyar faydalıdır,yararlı
Al beni,soy beni
İster doğra,ister bütün ye beni
Kibarca salatalık diye çağır beni !
19-05-97
CiddiBiri

KAYA PARÇASI

Buraya,yani kumsala düştüğüm günü hiç unutmam. Benim için çok değişik bir yerdi...
Çevreme baktığımda yalnız olmadığımı gördüm ama diğerleri farklıydı. Ben keskin köşeleri olan bir kaya parçasıydım, onlar ise yuvarlak ve yumuşak kıvrımlarıyla oldukça ilginç görünümlüydüler. Onlara neden böyle olduklarını sordum, öylece susup baktılar bana! Nerden geldiklerini sorduğumda ise "Aynı yerden" dediler.
Günler üzerimizden geçip giden yüzlerce dalganın hoş sesleri eşliğinde geçip gidiyordu.Çok az konuşuyorlardı, konuştuklarında ise dünya ile dalga geçiyorlar,gülüşüyorlardı!
...O zamanlar koca denizin üzerimize yolladığı dalgalar bana anneminsıcak ve şevkatli eliyle sırtımı sıvazlaması gibi gelmişti. Bir gün O deniz ananın şevkatli sandığım elleri aramızdan birini bizden uzaklaştırmaya başladı! Benim köşelerim gibi köşeleri yoktu Onun.Bu yüzden hiç direnemiyordu. Her
dalgada bizden biraz daha uzaklaşıyordu. Hiç gitmek ister gibi bir hali de yoktu ama gün batımına doğru deniz ananın Onun için son kez gönderdiği bir dalga Onu alıp götürdü ve karanlık sulara gömüldü. Kumsaldaki tüm kaya parçaları Onu izlemiş ve öylece kalakalmışlardı. İşte o gün anladım... Deniz ananın şevkatli sandığım eli aslında bizi yutmak isteyen canavarın güçlü pençeleri gibiydi, kaderimiz... Sonra, zamanla buradakilerden farkımın şeklim olmadığını
da anladım. Fark sadece zamandı! Çünkü zamanla ben de onlar gibi olmaya başlamıştım! Deniz, direndiğim köşelerimi elleriyle sabırla eritiyordu.
Yıllar geçmişti,bu arada kaçımız daha gitti bilemiyorum. Yeniler de geldi, tıpkı benim ilk halim gibi. Köşeleri sayesinde dimdik ayakta duruyorlardı ve şaşkınlardı. Yerim değişmişti... bir zamanlar Onların yerinde olan benim çoktandır denizin dibinde olan birine sorduğum soruları sordular bana da. Ben de hiçbirşey söyleyemedim! Zaten göreceklerdi çok yakında. Artık sıranın bana geldiğini hissedebiliyorum. Bunu anlamak hiç de zor değil. Benim de farkım kalmadı, direnebileceğim köşelerim yok artık.
BEN DE YUVARLANMAYA HAZIRIM !..

05-10-95 - CiddiBiri

GELİCEM

Bugüne kadar defalarca öldüm!
Ana rahminde gözlerim açılmamışken,
Sinesinde bir hastalık yüzünden,
Birçok kez görünmez kazaydı neden
Yeniden geldim,bıkmadım ölümden
...
Bazen açlık oldu sonumu getiren
Çoğunda savaş vardı topluca yok eden
Aslına bendim hep beni öldüren,
Sonra tekrar öldürmek için üreten!
Anlamadım,yine geldim ve ölücem.
...
Kimi zaman aşkın elinden,
Kimi zaman kara bir lekeden
Kurtulmak için ecelimi beklemeden
Çare sanıp bendim intihar eden!
Yorulmadım ölmekten,daha çoook gelicem.
26-11-95 CiddiBiri

13 Mart 2009 Cuma

Genç Yargıç !

Session Start: Wed Mar 03 01:58 2011
Session Ident: HURi
[01] Session Ident: HURi (zirzop.com, zeplin)
[01] <HURi> nbr 
[02] <HURi> zeplin
[02] <zeplin> selam HURi
[02] <zeplin> iyiyim, sağ ol
[02] <zeplin> senden ne haber ?
-
[02] HURi is zirzop@2CB7D.D3101.E286.IP * Zirzop Chat User
[02] HURi on #heavy_edebiyat
[02] HURi using irc.zirzop.com irc.zirzop.com
[02] HURi has been idle 19secs, signed on Wed Mar 03 00:58
[02] HURi /WHOIS sonu.
-
[02] <HURi> ii
[02] <zeplin> güzel isim HURi... nereden ? ben istanbul
[02] <HURi> ist, tabiki güzel huri
[03] <zeplin> evet
[03] <HURi> bilirsin cennettedir hani
[03] <zeplin> biliyorum , bir gün görürüz inşallah
[03] <HURi> bilmem o taraftan nakadar bilgin var
[03] <zeplin> çok yok...
[03] <HURi> böyle gidersen zor görürsün bence o zamamn
[04] <zeplin> neden ? ne yapıyorum "böyle" ?
[04] <HURi> hiç göremezsin
[04] <HURi> bilmem  ki o nu sen bilicen
[04] <HURi> nerdeyim ve ne yapıyorumu kendine sor
[04] <zeplin> :) Hayırdır ? Allah ile aranda özel bir bağlantı mı var ? sen mi biliyorsun kimin gidip gidemeyeceğini ?
[04] <HURi> cevap sendedir yine
[05] <HURi> benimki analiz , görünen köy hesabı
[05] <HURi> ve kesin demedim zaten
[05] <zeplin> ne ise HURi , beni açmaz bu sohbetin devamı
[06] <HURi> ne ne ise
[06] <zeplin> teşekkür ederim ilgi ve bilgi için
[06] <HURi> tahmin ettim sizin gibilerine saçmalık lazım, ok
[06] <zeplin> saçmalık değil hanımefendi
[06] <zeplin> bildiğimiz şeyler bunlar
[06] <zeplin> şimdi burada sabaha kadar Allah'ım şöyle güzel böyle büyük desek de olur
[06] <zeplin> ama bunu biliyoruz sen de ben de
[07] <HURi> belden aşagı mı yoksa neyse beni hiç açmaz bildigin için mi uyguluyosun
[07] <HURi> şimdi senin kalbin de tamizdirr
[07] <zeplin> benim şimdi Allah'ın ne büyük, ne merhametli v.s. olduğunu sana anlatmama gerek mi var ?
[07] <zeplin> ihtiyacın mı var bunları benden duymaya ?
[08] <HURi> et tekraru ehsen velev kane yüzseksen der atalarımız
[08] <HURi> yani 180kerede tekrar etsen fayda veriri
[08] <zeplin> Türkçesi ne bunun ?
[08] <HURi> yazdım oku
[09] <zeplin> hmm ok o Türkçe imiş
[09] <zeplin> tamam ben ederim 180 kez
[09] <zeplin> etmişimdir de 180 den çok kereler
[09] <zeplin> şimdi de ettim 1 kez daha
[09] <HURi> yok yok sana epey sohbet lazım ama benden deil o sohbet
[09] <HURi> yani 179 kaldı mı diyorsun ?
[09] <zeplin> huzurunda Allah'ımı da andım yine bak
[10] <zeplin> 178
[10] <HURi> sen dalganı geç, ok bye
[10] <zeplin> bu dalga değil, gerçek
[10] <HURi> ok
[10] <zeplin> sana dalga geliyor, beni böyle yargılamamalısın
[10] <HURi> nasıl yargılasam peki
[10] <zeplin> O Allah benim de... neden senin yaptığın doğru da ben Allah deyince yanlış oluyor ?
[10] <HURi> yüksek yargıyamı çıkıyım
[10] <zeplin> sen Allah'ın tekelcisi misin ?
[11] <zeplin> bir sen deyince mi doğru oluyor
[11] <HURi> yani.. ne demek tekelcisi
[11] <zeplin> dalga geçiyorsun
[11] <HURi> hm , komik, asla
[11] <zeplin> ben Allah'ımı andım diyorum
[11] <zeplin> sen kaldı 179 diye dalga geçiyorsun
[11] <HURi> ama ben seni tutmayım bu sohbet seni açmıyodu ok
[12] <HURi> bol sohbetler sana zeplin
[12] <zeplin> :) Allah seni korusun HURi
[12] <HURi> senide
[12] <zeplin> amin, sağ ol
[12] <HURi> ve dogru yola sevk etsin
[12] <HURi> bu arada benim 180'deki bahsetmek istediğim Allah'ı anmak değil ki.
[12] <zeplin> Allah razı olsun
[13] <HURi> yani, dini bilgim var diyosun ama uygulama az ve
[13] <zeplin> 180 kez de Allah'ı ansam kötü mü olur yani ? sen onu kastetmedin ise
[13] <HURi> bu konuyu yogunlaştırnmak
[13] <zeplin> o dediğinden 180 kez de Allah'ı anmam çıkmaz mı ?
[14] <HURi> 180 deil 180bin ansan az bu kadar nimetin şükrünü
[14] <zeplin> o zaman anladığımda hata yok
[14] <HURi> edemeyiz
[14] <HURi> sadece gözümüğzün hakkı deildir
[14] <zeplin> evet, dediğini anlamışım yani
[14] <zeplin> sayılarla uğraşmam bile... 180 ne ki
[14] <HURi> :) sen bilin
[15] <zeplin> ben Allah'ı şu kadar andım diye bir de
[15] <zeplin> “Ooo ! ne çok andım bee” falan mı diycem de
[15] <zeplin> sayısına falan bakıcam bir de ?
[16] <zeplin> sonsuzu andım kaç olduğunu saydım ben tam bir anlayışsızım bu durumda :)
[16] <HURi> pardon yaşın kaç
[16] <zeplin> 32 senin ?
[16] <HURi> 19
[16] <zeplin> ne güzel
[16] <HURi> güzel olan ne ?
[16] <zeplin> genç bir zeka...
[16] <HURi> gençligim mi :)
[17] <zeplin> elbette gençlik de güzeldir
[17] <HURi> senin daha zeka lı olman gerek
[17] <zeplin> zekalı demeyelim de ona tecrübe diyelim
[17] <HURi> malum olgun yaş ve tecruben olmalı, bol okurmusun?
[17] <zeplin> ama zeka benden genç birinde benden çok olabilir
[17] <zeplin> bende bilgi çok olabilir ona kıyasla
[18] <zeplin> bol okurum diyemem ama okurum
[18] <HURi> evlimisin
[18] <zeplin> biraz da yazarım
[18] <zeplin> bekarım da yakında evleneceğim inşallah
[18] <HURi> hmm
[18] <zeplin> 32 yıldır bekarım 1 sene sonra evleneceğim inşallah
[18] <HURi> yazık
[18] <zeplin> bu da yakın bir süre bence
[18] <zeplin> kime yazık ?
[18] <HURi> nie 1sene snra
[19] <zeplin> biz öyle düşündük de
[19] <HURi> valla yazık ya ,şimdi bunuda açıklayamam
[19] <HURi> neyse mutluluklar
[21] <zeplin> sen benden ne istiyorsun ben sana ne ettim de
[21] <HURi> bi 32 yıl daha lazım sana
[21] <zeplin> sürekli bir suçlama halindesin
[21] <HURi> çünkü suçlusun
[22] <zeplin> vay be !
[22] <HURi> öyle
[22] <zeplin> e sen Allah mısın suçluluğuma da karar verdin ?
[22] <zeplin> e peki cezam ne ise onu da söyle bari
[22] <HURi> şimdi cidden nişanlımısın yada evlilik var mı ufukta
[22] <zeplin> cezamı da çekeyim Allah'a da gerek yok sen varsın madem !
[23] <HURi> haşa
[23] <zeplin> suçluluğuma karar verdin, cezamı da ver olsun bitsin
[23] <HURi> bunu birdaha söylemesen
[23] <zeplin> e lafı gelince HAŞA
[23] <HURi> isyan mı oldu ne
[23] <HURi> bişi sormuştum ama
[23] <zeplin> söze gelince ne güzel de "suçlusun" diyorsun
[23] <zeplin> şimdi cidden nişanlıyım
[23] <HURi> bişi sordumm, ya yazık işte SANA da onada
[24] <HURi> işte suçun anladın mı zeplin ?
[24] <zeplin> iyi de bu sensin, sen de bir insansın ve seni bağlar bu görüşün hayat benim , hayat onun
[24] <HURi> nişanlı olucan madem, hm
[25] <zeplin> o ve ben bunu istersek yaparsak sana yazık aslında HURi
[25] <zeplin> çünkü kendi hayatına bakıp yaşamak varken
[25] <zeplin> elalemin uçkurunun derdine düşmeyeceksin
[25] <HURi> yani
[25] <zeplin> sen kendine yazık etme, kendi zamanını yazık etme elalemin derdi ile
[25] <zeplin> sen kendine bak
[25] <HURi> söylermisin nasıl yazık etmişim yada ediyorum, bul bi sebep söyle
[26] <zeplin> benim , onun, şunun, bunun kimle bilmem ne yapacağından sana ne ?
[26] <HURi> peki sen nie burdasın
[26] <zeplin> benim kiminle ne yapacağıma dair bana "yazık" diyerek yanlış yapıyorsun
[26] <HURi> onla bunla şunla konuşmak içn deil mi
[26] <HURi> yazık derken
[26] <zeplin> HURi konuşmak demek ille de karşındakini suçlamak demek değildir
[27] <HURi> nişanlısın ve chat yapıyosun
[27] <zeplin> ee ne bu ? nişanlısın ve "zina" yapıyorsun der gibi
[27] <HURi> sonrada düzgün türk ve aile toplumu derler, hıh
[27] <zeplin> e sen de nişansızsın ve yapıyorsun, benden beter günahtasın
[27] <zeplin> bakiresindir de, git çabuk gusül abdesti al
[27] <zeplin> bu ne demek HURi :) "nişanlısın ve chat yapıyorsun" ?
[27] <HURi> yok yok, senin pişmen gerek... sen anlamıyosun
[28] <zeplin> hayırdır ? senin namahrem bi yerini mi gördüm
[28] <HURi> hamsın sanırım
[28] <zeplin> na mahrem bir sohbet içinde miyiz, ne oluyor ?
[28] <zeplin> hamım :) dediklerim de ham sen pişmişsin
[28] <HURi> peki nişanlında chat yaparmı, onla bunla konuşurmu, hoşuna gider mi ?
[28] <zeplin> sanki chat yapmak zina yapmak gibi
[29] <zeplin> onu geç nişanlıma değil kendini örnek ver
[29] <zeplin> madem bu chat öyle bir suç sen ne yapıyorsun burada ?
[29] <HURi> neden onu geçeyim
[29] <zeplin> sana kalsa bu zina gibi bir şey
[29] <HURi> bunun pek önemi yok sanırım senin için
[29] <zeplin> nişanlılar yapamaz bekarlar yapar ise yani sen burada aranıyorsun !
[29] <HURi> bak, anlamıyosun beni
[29] <zeplin> ama nişanlı ve evliler aranmasın diyorsun
[30] <zeplin> yoo sen dediğini anla, ağzından çıkanı bir tart biç
[30] <HURi> senin namusundan sorumlu oldugun biri var artık
[30] <zeplin> önce sen anla dediğini, senin yok mu ?
[30] <zeplin> a akıllı sen kendi namusundan sorumsuz musun?
[30] <HURi> yok
[30] <zeplin> hoppala !
[30] <HURi> yani şuan aldattığım yok
[31] <zeplin> benim mi var aldattığım?
[31] <HURi> bak buna ciddi cevap ver lütfen
[31] <HURi> nişanlın chat yasa
[31] <HURi> hoşuna gider mi
[31] <zeplin> gider
[31] <HURi> hm
[31] <zeplin> :) ama anlayacaksın sen de büyüyünce
[31] <HURi> evlendigindede yapsa yani
[32] <zeplin> seni sen korursun HURi bir başkası sana bekçilik edemez ki, eder mi ?
[32] <HURi> ben büyüdün büyüdügüm kadar yaşlandım bile sayılır
[32] <zeplin> senin hep bekçin mi olmalı hayatında ?
[32] <HURi> evt var tabi vicdanım yetmez mi
[32] <zeplin> hep abi, baba, koca, sana hop, dur, gitme, etme, yapma mı demeli ?
[32] <zeplin> haa vicdan, o vicdan bi sende var, bende yok, nişanlımda yok bir tek sende var !!!
[33] <HURi> yok demedim
[33] <zeplin> ulu kişi HURi
[33] <HURi> sorunun cevabı bu, anladın mı? bize tek bekçi vicdanımız
[33] <HURi> rahat ki onla bunla konuşuon
[34] <zeplin> onla bunla ne ?
[34] <HURi> aman bu alışkanlıgın çocuklarına kalmasın
[34] <zeplin> sakın unutma bu dediklerini
[34] <zeplin> ve yıllar sonra ne olur hatırla
[34] <HURi> ya boş konuşmak işte, onla bunla
[34] <zeplin> sen o, bu, şusun
[35] <HURi> evt bi nevi
[35] <zeplin> :)
[35] <HURi> sana öyleyim, babamın oglu deilsin ya
[35] <zeplin> babanın oğlu mu en iyi şeyleri yapıyor hep ?
[35] <HURi> ben chat yapmıom aslında
[35] <zeplin> o mu en doğru insan ?
[35] <HURi> ama inanmazsın bana, arada yargılamaya gelirim
[36] <zeplin> :) yargıç , stres mi atıyorsun böylece ? git hayatını yaşa
[36] <HURi> hayır, emri bil maruf yapmaya çalışıom
[36] <HURi> ama burada kimse anlamıo
[36] <zeplin> yaşayamadığın hayatın yüzünden sana izin verilen sürede buraya gelip hayatlarını yaşayanları suçlayarak kendini tatmin ediyorsun
[37] <HURi> ne tatmini yaa, emri bil maruf. yani.. neyse boşver
[37] <zeplin> what is this ?
[37] <zeplin> please translate "emri bil maruf" Turkish
[37] <HURi> what is this iman
[38] <HURi> eksik olan yani
[38] <zeplin> i don't know your this language "emri bil maruf"
[38] <HURi> yazdım oku
[38] <HURi> ne o
[38] <zeplin> which one ?
[38] <HURi> türkçe anlamıyoruz sanırım birbirimizi :)
[39] <zeplin> yes because you use sometimes not Turkish language
[39] <HURi> hm, ingilizcem çok ii deildir kusura bakma
[39] <zeplin> and if you use another language than why i don't use another language ?
[39] <zeplin> and my english is not very good
[40] <HURi> sana good bye
[40] <zeplin> good bye
[42] <HURi> ah insanlar sıkışınca kaçarız hep ama nereye kadar bi gün kader yakalar ve yüce mahkeme kurulunca ahirette hesabını veririz HEPİMİZ, umarım düşüncelerin degişir
[43] <zeplin> God give you brain power , i wish for u God open your vision and you see your correct way
[43] <HURi> yok hocam ya senle çok zor valla

12 Mart 2009 Perşembe

TOKAÇ

      Tarih uykuya tokluktan uykuya açlık arası ve asıl yokluğun farkındalık dakikası. Hani beyin jimnastiği diye birşey vardır,bir de beyin sporu dama,satranç gibi! Belki bu da beynimin bana hazırladığı beyin girdaplarımdan biri mi ?


      Çekiliyorum bilinçsizliğe,yutuluyorum tarihime ve bu girdap beni,zamanı, herşeyi döndürürken beynim bulanıyor... kusuyorum !
      "Sana" diye başlamak geçmişti ki bir an içimden aslında her "sana"daki "sen"in ben olduğumu gizlemeyesim geldi bu kez.Gel otur,sebepsiz yada onlarca bahane bul anlat,hadi anlat"sana".Şimdi vakit geçiyor,sanki 33 yıldır ne geçti? Beni ne gaza,ne de aceleye getirme...


      Soysam yüzümün etini altındaki kafatasımı beğenecek misin,korku filmi sahnesi gibi? Sıyırsam göğüs kafesimin üzerini kas yumağı kalbim hoşuna gidecek mi ? O okun saplanıp ucunun çıktığı ve adlarımızın baş harflerini kazıdığımız şekle benzemeyen hali ? Peki ya sen... sen de yapsan ben !?

 
      Tam şimdi sevişmek istiyorum! Öyle duruyor musun ? Rahatla,uzan hatta...
Aslında bak sadece... (Orama değil) !..


      Bize güzeli siz mi öğrettiniz,siz mi öğretirsiniz ? Annemin göğüslerini emzirirken anımsamıyorum ama eminim güzeldiler ki ben oldum!  Seninkiler hakkında hiçbir fikrim yok ama "Seni seviyorum" derken göğüsleri olmayan seni kastettiğimi sanmıyorsun ya? Seni seviyorum derken seni istiyorum da demiş oluyor mu insan? Yoksa seni istediğim için mi seviyorum ya da tam tersi.Bana ne vereceksin, dünya yaşamı için aldığın bedenini mi? Sonrasında ruhun nerde ? İnandığım gibi soyununca teninden bir günah-sevap kitabı gibi ayrı raflarda ve hiç tanınmamışcasına, yaşamamışcasına silinecek mi hepsi! Ruh eşliliği din değiştirmeyi de gerektirir mi? Saçlarını okşadığım ellerim,tenini tattığım dudaklarım,tepeden tırnağa rengini gördüğüm gözlerim,tenine örttüğüm tenim hepsi gider... gitsin de... bunları yaşamış ve bilen ruhum sensiz olsa olsa "ruhsuz" olur! Beni yaratan Tanrı,evrim,genler,annem-babam, sperm-yumurta... bu ne salatası böyle! E seni de öyle,hadi ama durma düğümlen ve çalkalan benimle.Şu iksire boğazı yakmadan geçmesi için terin de lazım!


      Buğulu camlar ardına atıverirken beni bu girdap bırakmadığım seni de getirir. Hep içimde mi kalacak ay ışığında,yıldızlar altında,ılık bir rüzgar dağıtırken saçlarını öpebilmek seni? Ben büyüdüm de mi böyle oldum? Vardır ya tekrar çocuk olabilme düşümüz.Hadi be!.. Ben çocukken sevgi yoktu! Bir Fulya vardı O da halen şüpheliyim belki de erkekti! Hatta duygu da yoktu,dayak yer,yemek yer,içer yaşardım.Bazen dayak olmaz küfür yerdim ona da sevinir,şükrederdim.Demek ki sevinç ve şükran varmış ama pek tanıyacak kadar görüşemedik.Bir kız vardı yani adını saydıklarım ama tanıyamadım ki.Taa ki tepeme inen el ve gölgesi çocuk ben erkek ben olunca kalktı da tanıyabildim bir kızı-kadını.


      Şimdi ben sevgiye açtım,ilk duyguya kaçtım o da beni aldattı yaralanınca sevgiden de kaçtım! İnsan ne garip... ya da benim acaip !
      ...
      Şimdi giyinsem soyduğum yüzümün etini kafatasıma ve sıyırdığım göğüs kafesimi,kapansam,ben olsam herkesin gördüğü.Aşık olsam bilme"sen"...
      İster misin bilmek,bulmak ve yine sevişmek?

____________ C i d d i B i r i _____

San ki…

      Giydim sabah çıkartıp bıraktığın koyu gri çoraplarımı.
Yeni açmıştım,ilk senin ayaklarını sarmış,sen ısıtmıştın
ilk onları... Sen sesime gelen - sesten doğan yarim...
Benim kalabalık sessizliğime gelmiştin daha yeni.
Penceremin dibindeki direğin odama giren ışığında
okşamıştım saçlarını,tenini.O şey ne inattı sevgimize!
Derin bir nefes soğuk üfledi aynı şehirli olduğumuz
günlere.Yetmedi de arsız bir piç gibi işedi gökten
üzerimize,ikimizin de şemsiyesi yoktu.İğnesini ısırmış
balıktım oltayı tutanın ta uzakta olduğu.Bir çekse,
sarsa tam sudan balık çıkmış misali ben.Neyse ki
gözgözemizin,sevinmemizin ve sevişmemizin üzerine
mayonez sıktığımız makarnamızı yeme vaktimiz olabildi.
Sonra... sen evine,ben evimden de öte! hem de çoook.
Kendime sırt çantasından bir valiz yaptım.İçine bir
kazak,bir eşofman altı ve tazmanya canavarlı don!
Tam da o gün yağmur inadına coştu.Zaten çişti ya,o gün
yağmur oldu.Saat yolu gösterdi,sana doğru uzaklaşma
vakti gelmişti.Ne garipmiş bir sevdiğinden uzaklaştırırken
diğer sevdiğine yaklaştıran yolları kat etmek.Önüme
kattığım yolu aydınlatan direkler... ve ardıma kattıklarım
söndüler yaş günü pastamdaki mumlar gibi.Sevincim
kursağımda yoğun sigaralı gecelerin balgam yükü sanki.


       Küçük bir odadayım.Müzik çalıyor radyo,dansımızı
hatırlıyorum.Aklım başıma sığmadığından kafamı toplayamadığımı
sandığım ender anlardan biri şu an.Kimimi dinlesem ?
Başıma sığdırabildiğim kadarıyla aklımı mı ? Kalbime
sığdırabildiğim kadar sevgimi mi ?


       Aynı mekanları paylaşarak anıları çoğaltmak
güzelmiş,güzel bir ağırlıkmış.Bu inceden sızım o nedenle
kesin.Gece de teline dokunulan gitarın sesini dinliyor
benimle.Her kim ise o dokunan çok iyi ama sen gibi
dokunamıyor ta içime.
________________ 07-04-2002/CiddiBiri

Budun Kavmi

Uzun zamandır görememiştim budum kavminin o uzun soyunun son üyelerini. Su kesintisi sayesinde her seferinde acımadan bir minik sel suları içinde ve girdaba kaptırıp hunharca gebermelerini izlemeyebilmeye tenezzül etmediğimiz o herkesin kendi imalatı olan budun kavmi... Annem der ki "Çok yersen xötün görür".Yani aslında "Ekmek parası","Alın teri" gibi kutsal anlamlar yükleyerek üstten aldiklarimizi neden son noktada bu kadar hor görüyoruz
diye bi düşünmek gerekmez mi ? Ben son damla suyumu bu onemli kavmin son üyelerinin katline harcamadım.Ne güzel kardeş kardeş takılıyolar işte ama bir süre için tabi.Biz de bir süre için takılmıyor muyuz zaten !..

Sonraki procem ANIT BUDUN yaptırmak olcak TAKZiM MEYDANINA !
_______________ 04-05-05 / 40 saatlik su kesintisinde __